Please scroll down for English.
Blogger yeni temalar yapmış, dün onlara bakarken pespembe bir tane bulunca dayanamadım. Bir süre böyle takılalım, sıkılınca başka renklere geçeriz. Tırnaklarıma gelince, hazır Zoya aşkım depreşmişken bugün bir tane daha denemek istedim. Seçtiğim oje, Sparkle adlı 2010 yaz koleksiyonundan Mimi:
Minicik simler yine güzel de biraz daha açık bir mor olsaymış sanki daha iyi olurmuş. Özellikle içerde baya koyu duruyor renk.
Ojeyi iki kat sürmüştüm, üstte yine kuruması için bir kat Poshe vardı. Sabah bir uyandım ki "çekme" yapmış, uçlara bakın:
Sanırım Charla ve Verushcka gibi iki şaheserden sonra bu oje beni biraz hayalkırıklığına uğrattı. Artık önümüzdeki maçlara bakacağız.
I am still playing with my blog design. Yesterday blogger came up with a few new templates and I couldn’t resist this girly one, I am gonna use it until I am bored of pink. Anyways, since I was high on Zoya recently, I wanted to paint my nails with another one. Mimi is from its summer 2010 collection, called Sparkle. I still like the micro-shimmer but I wish the purple was a bit lighter. It looks almost vampy on me, especially indoors. Plus, I woke up today to see shrinkage. I only used two coats of polish topped with Poshe, so I am not sure how it happened. Overall, after gorgeousness of Charla and Verushcka, this one was a little disappointing for me.
11 Haziran 2010 Cuma
10 Haziran 2010 Perşembe
NOTD: Zoya Veruschka + Sally Hansen Flawless
Please scroll down for English.
Daha önce söylemiştim sanırım; süetlerin en güzel yanlarından biri, üstlerine şeffaf cila sürdüğümüzde harika ışıltılı ojelere dönüşmeleri. Mesela Veruschka'nın cilali hali şöyle oluyor:
Biraz daha beyaz olsaymışım şu resimde arka planda kaybolabilirmişim:
Resimleri hep doğal ışıkla çekiyorum ama hava kapalı olduğu için bu ojenin içindeki muhteşem pırıltıları istediğim gibi yakalayamadım. Bir de evde özel lamba ile deneyim dedim, bu sefer başarılı oldum; resmin üstüne tıklayın:
Süper, değil mi? Mat ayrı güzel, ışıltılı ayrı. Yalnız bu lamba oje resmi çekmek için idealmiş ama biraz daha zorlasam parmak izime varıncaya kadar da çıkacakmış; fazlasıyla detay gösteriyor.
Of course I couldn’t leave Veruschka alone and I put a top coat on it. Boy, how it came to life! I take the pictures using natural light but since it was cloudy, I couldn’t capture the incredible shimmer. The last picture was taken at home to show the details.
Daha önce söylemiştim sanırım; süetlerin en güzel yanlarından biri, üstlerine şeffaf cila sürdüğümüzde harika ışıltılı ojelere dönüşmeleri. Mesela Veruschka'nın cilali hali şöyle oluyor:
Biraz daha beyaz olsaymışım şu resimde arka planda kaybolabilirmişim:
Resimleri hep doğal ışıkla çekiyorum ama hava kapalı olduğu için bu ojenin içindeki muhteşem pırıltıları istediğim gibi yakalayamadım. Bir de evde özel lamba ile deneyim dedim, bu sefer başarılı oldum; resmin üstüne tıklayın:
Süper, değil mi? Mat ayrı güzel, ışıltılı ayrı. Yalnız bu lamba oje resmi çekmek için idealmiş ama biraz daha zorlasam parmak izime varıncaya kadar da çıkacakmış; fazlasıyla detay gösteriyor.
Of course I couldn’t leave Veruschka alone and I put a top coat on it. Boy, how it came to life! I take the pictures using natural light but since it was cloudy, I couldn’t capture the incredible shimmer. The last picture was taken at home to show the details.
Labels:
Işıltılı Oje,
NOTD,
Sally Hansen,
Yeşil,
Zoya
9 Haziran 2010 Çarşamba
NOTD: Zoya Veruschka
Please scroll down for English.
Bugünkü resimler Lydia için geliyor: Zoya alışverişimde gösterdiğim süet ojeleri merak ettiğini söylemişti, ben de bugün yeşilini sürdüm. Sizin de blogta görmek istedikleriniz olursa peçeteye yazıp soliste uzatabilirsiniz. Yok, burayı gazinoya çevirmeyelim derseniz yorum bırakın. Veruschka, beyaz tene aşırı yakışan zümrüt yeşili harika bir oje, kadife gibi duruyor :
Formül tek kelimeyle mükemmel. Her mat ojede olduğu gibi hızla kuruyor, ama neyse ki piyasadaki rakiplerinden biraz daha yavaş. Mesela OPI'ın süetleri neredeyse tırnağa değer değmez kurudukları için tırnağınızın yüzeyi yamuk yumuk durabiliyor, bir tarafta daha çok oje varken öbür uçta az olabiliyor. Ama Zoya ile, aynı krem ojeleri sürdüğüm gibi, istediğim kadar fırça darbesi ile ojeyi tüm tırnağa eşit şekilde dağıtabildim.
Zoya böyle harika formüllerle çeşit çeşit, renk renk ojeler yaptıkça kalbimdeki China Glaze aşkımı tehdit eder hale geldi. İyi olan kazansın diyelim. Bu arada OPI bu yaz için bize süpriz yaptı ve süet koleksiyonuna bir de yeşil ekledi. Renk olarak bu oje Veruschka'ya çok benziyor ama onun yanında biraz tebeşir gibi kalıyormuş.
Today I am wearing another reader request, Zoya Veruschka. I adore this color; emerald green always looks very flattering on my pale skin. I used two coats and the formula is just perfect. As usual it dries fast, but not lightning fast so that you will still have time to apply the polish properly and have a smooth finish. Polishes from OPI’s suede collection dries as they touch the nail and you can end up with a bumpy, uneven look with them. Btw, if you haven’t heard yet, OPI recently introduced an addition to this collection. The color is very close to Veruschka, but it looks a bit chalky and dull next to it.
Bugünkü resimler Lydia için geliyor: Zoya alışverişimde gösterdiğim süet ojeleri merak ettiğini söylemişti, ben de bugün yeşilini sürdüm. Sizin de blogta görmek istedikleriniz olursa peçeteye yazıp soliste uzatabilirsiniz. Yok, burayı gazinoya çevirmeyelim derseniz yorum bırakın. Veruschka, beyaz tene aşırı yakışan zümrüt yeşili harika bir oje, kadife gibi duruyor :
Formül tek kelimeyle mükemmel. Her mat ojede olduğu gibi hızla kuruyor, ama neyse ki piyasadaki rakiplerinden biraz daha yavaş. Mesela OPI'ın süetleri neredeyse tırnağa değer değmez kurudukları için tırnağınızın yüzeyi yamuk yumuk durabiliyor, bir tarafta daha çok oje varken öbür uçta az olabiliyor. Ama Zoya ile, aynı krem ojeleri sürdüğüm gibi, istediğim kadar fırça darbesi ile ojeyi tüm tırnağa eşit şekilde dağıtabildim.
Zoya böyle harika formüllerle çeşit çeşit, renk renk ojeler yaptıkça kalbimdeki China Glaze aşkımı tehdit eder hale geldi. İyi olan kazansın diyelim. Bu arada OPI bu yaz için bize süpriz yaptı ve süet koleksiyonuna bir de yeşil ekledi. Renk olarak bu oje Veruschka'ya çok benziyor ama onun yanında biraz tebeşir gibi kalıyormuş.
Today I am wearing another reader request, Zoya Veruschka. I adore this color; emerald green always looks very flattering on my pale skin. I used two coats and the formula is just perfect. As usual it dries fast, but not lightning fast so that you will still have time to apply the polish properly and have a smooth finish. Polishes from OPI’s suede collection dries as they touch the nail and you can end up with a bumpy, uneven look with them. Btw, if you haven’t heard yet, OPI recently introduced an addition to this collection. The color is very close to Veruschka, but it looks a bit chalky and dull next to it.
Labels:
Mat/Süet/Saten Oje,
NOTD,
Yeşil,
Zoya
8 Haziran 2010 Salı
NOTD: Sally Hansen DVD
Please scroll down for English.
Biliyorsunuz, formülde çok büyük bir sorun yoksa ojeleri hep iki kat sürüyorum. Eğer yanardöner, jelimsi gibi bitirişlere sahiplerse kendiliğinden cıvık oluyorlar; o zamanlar üçüncü bir kata üşenmiyorum. Ama bir oje dört kat istediğinde çok kızıyorum. İki gündür tırnaklarımda olan Sally Hansen'in yeni HD Ultra serisinden DVD adlı oje de o kadar şeffaf ki tam dört kat gerekti:
Aslında DVD bir ojeden isteyebileceğiniz her şeye sahip. Genelde metalik buz mavisi gözüken bu ojenin içinde minicik simler var:
Üstelik oje yanardöner; ışığa göre mor da gözüküyor:
Ama yine de ben çok sevemedim bu ojeyi. Daha sonra koyu renkli başka bir ojenin üstüne sürmeyi deneyeceğim, o zaman belki daha çok hoşuma gider.
I am a chronic two-coater, but I generally don’t complain if the formula needs a third coat. Four coats, on the other hand, is very high maintenance for me. Enter SH DVD. Before putting it on, I was aware that it was very sheer, yet I wanted to give it a chance. It is a pretty polish; very sparkly and transforms from ice blue to purple. Still, I am not very happy about it. I’ll layer it on a darker color some time; maybe that will change my mind.
Biliyorsunuz, formülde çok büyük bir sorun yoksa ojeleri hep iki kat sürüyorum. Eğer yanardöner, jelimsi gibi bitirişlere sahiplerse kendiliğinden cıvık oluyorlar; o zamanlar üçüncü bir kata üşenmiyorum. Ama bir oje dört kat istediğinde çok kızıyorum. İki gündür tırnaklarımda olan Sally Hansen'in yeni HD Ultra serisinden DVD adlı oje de o kadar şeffaf ki tam dört kat gerekti:
Aslında DVD bir ojeden isteyebileceğiniz her şeye sahip. Genelde metalik buz mavisi gözüken bu ojenin içinde minicik simler var:
Üstelik oje yanardöner; ışığa göre mor da gözüküyor:
I am a chronic two-coater, but I generally don’t complain if the formula needs a third coat. Four coats, on the other hand, is very high maintenance for me. Enter SH DVD. Before putting it on, I was aware that it was very sheer, yet I wanted to give it a chance. It is a pretty polish; very sparkly and transforms from ice blue to purple. Still, I am not very happy about it. I’ll layer it on a darker color some time; maybe that will change my mind.
7 Haziran 2010 Pazartesi
Katy Perry ve Ojeler
Please scroll down for English.
Ödül törenlerinde kırmızı halıda şık bir elbise ile görünüp sahneye değişik bir kostümle çıkılmasına alışığız, ama o sırada oje değiştireni ilk defa görüyorum. Dün geceki MTV Film Ödülleri'ne Katy Perry sapsarı ojelerle gelmiş:
Sahneye çıktığında bir bakıyoruz ki sarılar gitmiş, neon pembeler gelmiş:
Bunları kopyalamak için piyasada benzer çok oje var, benim seçtiklerim Ulta Sun-sational ve Funky Fingers Punch:
Peruk da çok güzel bu arada.
It is a common practice for celebrities to change clothes by mid-show, but I believe it is the first time someone actually rocked two different manis on the red carpet and on stage. Last night Katy Perry showed up at MTV Movie Awards wearing a bright yellow polish, but when she appeared on stage she was showing off a pink neon one. There are many different options to get these two looks; my picks are Ulta Sun-sational ve Funky Fingers Punch. I like the wig by the way.
Ödül törenlerinde kırmızı halıda şık bir elbise ile görünüp sahneye değişik bir kostümle çıkılmasına alışığız, ama o sırada oje değiştireni ilk defa görüyorum. Dün geceki MTV Film Ödülleri'ne Katy Perry sapsarı ojelerle gelmiş:
Sahneye çıktığında bir bakıyoruz ki sarılar gitmiş, neon pembeler gelmiş:
Photo Credits: Egotastic
Bunları kopyalamak için piyasada benzer çok oje var, benim seçtiklerim Ulta Sun-sational ve Funky Fingers Punch:
Peruk da çok güzel bu arada.
It is a common practice for celebrities to change clothes by mid-show, but I believe it is the first time someone actually rocked two different manis on the red carpet and on stage. Last night Katy Perry showed up at MTV Movie Awards wearing a bright yellow polish, but when she appeared on stage she was showing off a pink neon one. There are many different options to get these two looks; my picks are Ulta Sun-sational ve Funky Fingers Punch. I like the wig by the way.
Labels:
Ünlüler ve Oje
6 Haziran 2010 Pazar
2010 Yaz Koleksiyonları 4. Bölüm
Please scroll down for English.
Sally Hansen koleksiyonlarını piyasaya sürmeden önce promosyon yapmadığı için genelde yeni ojelerini şans eseri görüyorum. Yaz için sıvı kristallerden yapılmış yanardöner ve ışıltılı bir koleksiyon hazırlamışlar, bulunca topluca resimlerini çektim.
Ojeler için Byte, Laser gibi teknolojik isimler seçmişler.
Son üç ojeye bittim:
Bu koleksiyonu ilk gördüğümde ojeleri çok beğenmeme rağmen pas geçtim; Sally Hansen için $7.19 vermek istemiyordum. Ama CVS bu hafta bir alana ikincisi yarı fiyatına kampanyası yaptı, ben de geri dönüp besleyici cilasının yanında DVD'yi kaptım.
I really wish Sally Hansen would promote upcoming collections so we wouldn’t be surprised when we bump into them at drugstores. This is the new Ultra HD collection, claimed to have real liquid crystals for multi-dimensional color and iridescent shine. I gotta admit, they look stunning in the bottles but I heard they are really sheer and need at least four coats. I wouldn’t pay $7.19 for SH anyway, but there was a BOGO ½ off promotion at CVS, so I grabbed DVD with a base coat.
Sally Hansen koleksiyonlarını piyasaya sürmeden önce promosyon yapmadığı için genelde yeni ojelerini şans eseri görüyorum. Yaz için sıvı kristallerden yapılmış yanardöner ve ışıltılı bir koleksiyon hazırlamışlar, bulunca topluca resimlerini çektim.
Ojeler için Byte, Laser gibi teknolojik isimler seçmişler.
Son üç ojeye bittim:
Bu koleksiyonu ilk gördüğümde ojeleri çok beğenmeme rağmen pas geçtim; Sally Hansen için $7.19 vermek istemiyordum. Ama CVS bu hafta bir alana ikincisi yarı fiyatına kampanyası yaptı, ben de geri dönüp besleyici cilasının yanında DVD'yi kaptım.
I really wish Sally Hansen would promote upcoming collections so we wouldn’t be surprised when we bump into them at drugstores. This is the new Ultra HD collection, claimed to have real liquid crystals for multi-dimensional color and iridescent shine. I gotta admit, they look stunning in the bottles but I heard they are really sheer and need at least four coats. I wouldn’t pay $7.19 for SH anyway, but there was a BOGO ½ off promotion at CVS, so I grabbed DVD with a base coat.
Labels:
Sally Hansen,
Trendler
5 Haziran 2010 Cumartesi
NOTD: Nubar Indigo Illusion
Please scroll down for English.
Neslee'ye kaç gündür sözüm vardı yanardöner oje göstereceğim diye, sonunda sıra geldi. Hazır mısınız? Bana göre her oje markasının en iyi yaptığı bir çeşit oje var. Mesela en iyi neonlar Color Club'tan, en iyi ışıltılılar BBC'den, en iyi pullu ojeler Nfu-Oh'dan çıkıyor. Tabi bunlar tamamen şahsi görüşlerim, siz farklı düşünebilirsiniz. Yalnız oje blogcularının hemfikir olduğu bir durum var, o da en iyi yanardöner ojelerin Nubar'dan çıkması. Bu ojelerin başında da Indigo Illusion geliyor:
Bu ojenin ne renk olduğunu tarif etmek baya bir zaman alacak.
Işığa göre mavi, gri, yeşil, hatta mor ve pembe arasında gidip geliyor bu oje. Bakın, mesela şu resimde yeşilmiş gibi gözüküyor:
Ama böyle bakınca içindeki pembe ortaya çıkıyor.
Bence en güzel hali barut mavisi:
Bu ojeyi diğerlerinden ayıran bir özellik daha var, o da sakız gibi kokması. Bayılıyorum.
I had a request from a reader for a duochrome polish. I generally think that there are some finishes some brands are specifically good at. For example, I believe best neons are from Color Club, best shimmers from BBC, and best flakies from Nfu Oh. You may argue about these, but I guess there is a general consensus that best duchromes come from Nubar. Of course, when I use Nubar and duochrome in the same sentence, Indigo Illusion comes to mind. This polish is difficult to describe; it is blue, gray, green, even purple and pink. I like it best when it looks like slate blue. Another interesting point about this polish is that it smells like bubble gum, I love it.
Neslee'ye kaç gündür sözüm vardı yanardöner oje göstereceğim diye, sonunda sıra geldi. Hazır mısınız? Bana göre her oje markasının en iyi yaptığı bir çeşit oje var. Mesela en iyi neonlar Color Club'tan, en iyi ışıltılılar BBC'den, en iyi pullu ojeler Nfu-Oh'dan çıkıyor. Tabi bunlar tamamen şahsi görüşlerim, siz farklı düşünebilirsiniz. Yalnız oje blogcularının hemfikir olduğu bir durum var, o da en iyi yanardöner ojelerin Nubar'dan çıkması. Bu ojelerin başında da Indigo Illusion geliyor:
Bu ojenin ne renk olduğunu tarif etmek baya bir zaman alacak.
Işığa göre mavi, gri, yeşil, hatta mor ve pembe arasında gidip geliyor bu oje. Bakın, mesela şu resimde yeşilmiş gibi gözüküyor:
Bence en güzel hali barut mavisi:
Bu ojeyi diğerlerinden ayıran bir özellik daha var, o da sakız gibi kokması. Bayılıyorum.
I had a request from a reader for a duochrome polish. I generally think that there are some finishes some brands are specifically good at. For example, I believe best neons are from Color Club, best shimmers from BBC, and best flakies from Nfu Oh. You may argue about these, but I guess there is a general consensus that best duchromes come from Nubar. Of course, when I use Nubar and duochrome in the same sentence, Indigo Illusion comes to mind. This polish is difficult to describe; it is blue, gray, green, even purple and pink. I like it best when it looks like slate blue. Another interesting point about this polish is that it smells like bubble gum, I love it.
Labels:
Gri,
Mavi/Lacivert,
Mor,
NOTD,
Nubar,
Pembe/Fuşya,
Yanardöner Oje,
Yeşil
4 Haziran 2010 Cuma
NOTD: H&M Cha Cha + Konad
Please scroll down for English.
Bu hafta Stieg Larsson'un Milenyum üçlemesinin ikinci kitabı olan Ateşle Oynayan Kız'ı okuyorum. Bunun Türkçe çevirisi 15 Haziran'da çıkıyormuş, ama daha okumadıysanız hemen bir koşu gidip ilk kitap olan Ejderha Dövmeli Kız'ı alın. Cinayet, derin karakter incelemeleri, feminist altmetinler, her şey mevcut.
Ben de hazır tırnaklarımda ten rengi bir oje varken kitaptan esinlenip şunu yaptım:
Konad için Golden Rose 71 numaralı siyah ojeyi kullandım. Güzel oldu bence.
This week I am reading The Girl Who Played with Fire, the second book of the Millennium Trilogy by Stieg Larsson. So far, I liked it even more than the first book, The Girl with the Dragon Tattoo. If you haven’t done so, go to your bookstore/library and grab it; you won’t be disappointed. Since I was wearing a nude color yesterday, I thought it would be cool to copy the cover of the first book on my nails. So I stamped a dragon design with Golden Rose 71 using Fauxnad. I like the result.
Bu hafta Stieg Larsson'un Milenyum üçlemesinin ikinci kitabı olan Ateşle Oynayan Kız'ı okuyorum. Bunun Türkçe çevirisi 15 Haziran'da çıkıyormuş, ama daha okumadıysanız hemen bir koşu gidip ilk kitap olan Ejderha Dövmeli Kız'ı alın. Cinayet, derin karakter incelemeleri, feminist altmetinler, her şey mevcut.
Ben de hazır tırnaklarımda ten rengi bir oje varken kitaptan esinlenip şunu yaptım:
Konad için Golden Rose 71 numaralı siyah ojeyi kullandım. Güzel oldu bence.
This week I am reading The Girl Who Played with Fire, the second book of the Millennium Trilogy by Stieg Larsson. So far, I liked it even more than the first book, The Girl with the Dragon Tattoo. If you haven’t done so, go to your bookstore/library and grab it; you won’t be disappointed. Since I was wearing a nude color yesterday, I thought it would be cool to copy the cover of the first book on my nails. So I stamped a dragon design with Golden Rose 71 using Fauxnad. I like the result.
3 Haziran 2010 Perşembe
NOTD: H&M Cha Cha
Please scroll down for English.
Bir kaç gündür bir sincapla kavgalıyım. Evet, sincap. Ofis arkadaşım bu sincabı ofisin camından beslemeye başlamıştı. Buna pek ses çıkarmadım ama ofiste olmadığımız bir gün açık camdan içeri girip masamda duran elmamı yemiş. Konu elma değil tabi; ortada cdler, kablolar, bir sürü elektronik alet var, kemirgen hayvan için cennet yani. Arkadaşa "Ya sincap ya ben" resti çektim ama sincap sapık çıktı. Bu hafta arkadaşım yok, ofiste yalnızım. Sincap sürekli camın önünde geziyor, cama tıklıyor, üstten aralık olan cama tırmanıp içeri girmeye çalışıyor. Yüzsüz hayvanın bir de benden korktuğu yok; kedilerde işe yarıyor diye pist dedim, gitsin diye böyle üstüne su dökecekmiş gibi yaptım, hala peşimi bırakmadı. Kendimi Fatal Attraction filmindeki Michael Douglas gibi hissediyorum.
İçimi döktükten sonra bugünkü ojeme geçiyorum, H&M'den aldığım Cha Cha:
İki kat sürdüğüm bu ten rengi hafif holografik oje pek bir zarif duruyor. İçindeki pırıltıların güzelliğine bakın:
Bu oje acaba benim "Manken Elim" olabilir mi diye düşünmüştüm ama yine tutturamadım. Manken Eller deyimi, ten rengine çok yakın bir oje sürüp parmakları cansız mankenlerinin tırnakları olmayan ellerine benzetmekten geliyor. Başarılı bir şekilde yapılırsa bazen korkutucu gözüküyor. Ben henüz kendime uygun bir oje bulamadım, çünkü en popüler ten rengi oje olan OPI Tickle My France-y bile bende kahverengi duruyor.
Have you even been harassed by a squirrel? It hangs out around my office all day, tapping the glass and trying to climb up so it can get into the room through a half open window. I tried to scare it away but nothing worked, I feel like Michael Douglas in Fatal Attraction. Anyways, today I am wearing a new acquisition, H&M Cha Cha. I used two coats to get rid of VNL with this subtle holo nude polish. It looks very elegant. I wondered if it could be my mannequin hands polish, but the color is a bit off and it looks too shimmery for the look. I am still searching for my perfect mannequin hands because even the most popular nude polish OPI Tickle My France-y looks brown on me.
Bir kaç gündür bir sincapla kavgalıyım. Evet, sincap. Ofis arkadaşım bu sincabı ofisin camından beslemeye başlamıştı. Buna pek ses çıkarmadım ama ofiste olmadığımız bir gün açık camdan içeri girip masamda duran elmamı yemiş. Konu elma değil tabi; ortada cdler, kablolar, bir sürü elektronik alet var, kemirgen hayvan için cennet yani. Arkadaşa "Ya sincap ya ben" resti çektim ama sincap sapık çıktı. Bu hafta arkadaşım yok, ofiste yalnızım. Sincap sürekli camın önünde geziyor, cama tıklıyor, üstten aralık olan cama tırmanıp içeri girmeye çalışıyor. Yüzsüz hayvanın bir de benden korktuğu yok; kedilerde işe yarıyor diye pist dedim, gitsin diye böyle üstüne su dökecekmiş gibi yaptım, hala peşimi bırakmadı. Kendimi Fatal Attraction filmindeki Michael Douglas gibi hissediyorum.
İçimi döktükten sonra bugünkü ojeme geçiyorum, H&M'den aldığım Cha Cha:
Bu oje acaba benim "Manken Elim" olabilir mi diye düşünmüştüm ama yine tutturamadım. Manken Eller deyimi, ten rengine çok yakın bir oje sürüp parmakları cansız mankenlerinin tırnakları olmayan ellerine benzetmekten geliyor. Başarılı bir şekilde yapılırsa bazen korkutucu gözüküyor. Ben henüz kendime uygun bir oje bulamadım, çünkü en popüler ten rengi oje olan OPI Tickle My France-y bile bende kahverengi duruyor.
Have you even been harassed by a squirrel? It hangs out around my office all day, tapping the glass and trying to climb up so it can get into the room through a half open window. I tried to scare it away but nothing worked, I feel like Michael Douglas in Fatal Attraction. Anyways, today I am wearing a new acquisition, H&M Cha Cha. I used two coats to get rid of VNL with this subtle holo nude polish. It looks very elegant. I wondered if it could be my mannequin hands polish, but the color is a bit off and it looks too shimmery for the look. I am still searching for my perfect mannequin hands because even the most popular nude polish OPI Tickle My France-y looks brown on me.
2 Haziran 2010 Çarşamba
Karşılaştırma: Golden Rose 54, OPI Purple with a Purpose, China Glaze Coconut Kiss
Please scroll down for English.
Dün gösterdiğim 54 numaralı Golden Rose çok tanıdık gelince hemen ojelerimin arasına daldım ve ona benzeyeceğini düşündüğüm dört oje buldum. Soldan sağa Sinful Colors Let's Talk, China Glaze Coconut Kiss, Golden Rose 54, OPI Purple with a Purpose, Rimmel Violet Metal:
Gördüğünüz üzere Let's Talk diğerlerine göre oldukça mavi kalıyor, aynı renk değilmiş. Violet Metal'ın rengi tutuyor, ama içindeki pırıltılar pembe yerine yeşil olunca o da tırnakta farklı duruyor. Geriye iki oje kaldı 54'e benzeyen, onlara yakından bakalım. Soldan sağa, China Glaze Coconut Kiss, Golden Rose 54, OPI Purple with a Purpose:
Bütün ojeleri iki kat sürdüm. Küçük parmaktan işaret parmağına doğru, Coconut Kiss, 54, Purple with a Purpose, 54:
Coconut Kiss diğerlerine göre bariz şekilde koyu, ama 54 ile Purple with a Purpose birbirlerine çok yakınlar. Çok dikkatli incelerseniz 54'ün Purple with a Purpose'tan sadece bir ton daha açık olduğunu görürsünüz. OPI'ın fırçası ve formülü daha güzel, ama aralarındaki fiyat farkı gözönüne alındığında 54 daha uygun bir seçim gibi duruyor.
When I wore Golden Rose 54 yesterday, I thought I had a few dupish colors in my collection. First, Sinful Let’s Talk turned out to be blurple compared to others. Second, Rimmel Violet Metal is in the same color range, but the shimmer in it is green, so it is also eliminated from the dupe candidates. Two close polishes are ChG Coconut Kiss, which is undoubtedly darker, and OPI Purple with a Purpose, which is very close to 54 but a little bit darker. I like OPI’s brush and formula better, however considering the prices ($8.5 vs $2.29) 54 is not a bad option either.
Dün gösterdiğim 54 numaralı Golden Rose çok tanıdık gelince hemen ojelerimin arasına daldım ve ona benzeyeceğini düşündüğüm dört oje buldum. Soldan sağa Sinful Colors Let's Talk, China Glaze Coconut Kiss, Golden Rose 54, OPI Purple with a Purpose, Rimmel Violet Metal:
Gördüğünüz üzere Let's Talk diğerlerine göre oldukça mavi kalıyor, aynı renk değilmiş. Violet Metal'ın rengi tutuyor, ama içindeki pırıltılar pembe yerine yeşil olunca o da tırnakta farklı duruyor. Geriye iki oje kaldı 54'e benzeyen, onlara yakından bakalım. Soldan sağa, China Glaze Coconut Kiss, Golden Rose 54, OPI Purple with a Purpose:
Bütün ojeleri iki kat sürdüm. Küçük parmaktan işaret parmağına doğru, Coconut Kiss, 54, Purple with a Purpose, 54:
Coconut Kiss diğerlerine göre bariz şekilde koyu, ama 54 ile Purple with a Purpose birbirlerine çok yakınlar. Çok dikkatli incelerseniz 54'ün Purple with a Purpose'tan sadece bir ton daha açık olduğunu görürsünüz. OPI'ın fırçası ve formülü daha güzel, ama aralarındaki fiyat farkı gözönüne alındığında 54 daha uygun bir seçim gibi duruyor.
When I wore Golden Rose 54 yesterday, I thought I had a few dupish colors in my collection. First, Sinful Let’s Talk turned out to be blurple compared to others. Second, Rimmel Violet Metal is in the same color range, but the shimmer in it is green, so it is also eliminated from the dupe candidates. Two close polishes are ChG Coconut Kiss, which is undoubtedly darker, and OPI Purple with a Purpose, which is very close to 54 but a little bit darker. I like OPI’s brush and formula better, however considering the prices ($8.5 vs $2.29) 54 is not a bad option either.
1 Haziran 2010 Salı
NOTD: Golden Rose 54
Please scroll down for English.
Dün o kadar Golden Rose'tan bahsettik, ben de bugün bir tane süreyim dedim. Bunu kışın Türkiye'den almıştım, 54 numaralı ışıltılı bir oje:
İlk kat biraz cıvık oluyor ama ikinci bir katla görünüm düzeliyor. Her zamanki gibi kameram moru çekmemekte inat etti, rengi sonra düzelttim.
Buna çok benzeyen yabancı ojelerim var, yarın bir karşılaştırma yapacağım.
I'd like to introduce you a Golden Rose nail polish since I mentioned the brand yesterday. This purple one has a shimmery finish and I used two coats to have full coverage. As my camera turns purple to blue, I corrected the color afterwards. I believe I have close dupes to this polish in my stash, so I am gonna make a comparison post tomorrow. Stay tuned.
Dün o kadar Golden Rose'tan bahsettik, ben de bugün bir tane süreyim dedim. Bunu kışın Türkiye'den almıştım, 54 numaralı ışıltılı bir oje:
Buna çok benzeyen yabancı ojelerim var, yarın bir karşılaştırma yapacağım.
I'd like to introduce you a Golden Rose nail polish since I mentioned the brand yesterday. This purple one has a shimmery finish and I used two coats to have full coverage. As my camera turns purple to blue, I corrected the color afterwards. I believe I have close dupes to this polish in my stash, so I am gonna make a comparison post tomorrow. Stay tuned.
Labels:
Golden Rose,
Işıltılı Oje,
Mor,
NOTD
Çekiliş Sonucu / And the Winner is
Please scroll down for English.
Blog hakkında yaptığınız öneriler ve yorumlar içın çok teşekkür ediyorum. En sevilen konu günün ojesi çıktı; ardından konadlar ve karşılaştırmalar geliyor.
Geçerli 118 kişi ve toplam 415 oy arasında random.org ile yaptığım çekilişte kazanan talihli 17 numara oldu.
Baya uzun zaman harcayarak herkesi sıraladığım listede bu talihli kişi Jackie S. çıktı, tebrikler! Listeyi silmiyorum, ondan ses çıkmazsa tekrar deneriz.
300 okuyucuya yaklaşıyorum ve yakın zamanda bir çekiliş daha yapmak istiyorum, ama bu sefer puan sistemi olmasın. "Bloğum yok, o yüzden yarışmayı duyuramıyorum" diye yazanlara üzüldüm, bundan sonra Aysun Kayacı misali dağdaki çoban-profesör ayrımı yok ve herkesin eşit puanı olacak. Zaten bu sefer kim kaç puan almış diye hesap yapmaktan canım çıktı, bana da kolaylık olur.
Thank you for all the inputs and comments about my blog. Most popular topic turned out to be my NOTDs, followed by konadicures and comparisons.
There were 118 people with a total of 415 points to choose from and the random.org picked number 17. I didn’t know it would take such a long time to organize the points and make a list, but the person corresponding to this number is Jackie S. Congrats! If I don’t hear from her, I will draw another number.
I am planning to do another giveaway once I reach 300 followers but this time it will be one entry per person. It feels fair especially considering the readers without blogs who can’t get extra points. Plus it will save me some time.
Btw, I will keep writing an English passage at the end of each post. It will not be a word-to-word translation of the Turkish text, but rather a summary.
Blog hakkında yaptığınız öneriler ve yorumlar içın çok teşekkür ediyorum. En sevilen konu günün ojesi çıktı; ardından konadlar ve karşılaştırmalar geliyor.
Geçerli 118 kişi ve toplam 415 oy arasında random.org ile yaptığım çekilişte kazanan talihli 17 numara oldu.
Baya uzun zaman harcayarak herkesi sıraladığım listede bu talihli kişi Jackie S. çıktı, tebrikler! Listeyi silmiyorum, ondan ses çıkmazsa tekrar deneriz.
300 okuyucuya yaklaşıyorum ve yakın zamanda bir çekiliş daha yapmak istiyorum, ama bu sefer puan sistemi olmasın. "Bloğum yok, o yüzden yarışmayı duyuramıyorum" diye yazanlara üzüldüm, bundan sonra Aysun Kayacı misali dağdaki çoban-profesör ayrımı yok ve herkesin eşit puanı olacak. Zaten bu sefer kim kaç puan almış diye hesap yapmaktan canım çıktı, bana da kolaylık olur.
Thank you for all the inputs and comments about my blog. Most popular topic turned out to be my NOTDs, followed by konadicures and comparisons.
There were 118 people with a total of 415 points to choose from and the random.org picked number 17. I didn’t know it would take such a long time to organize the points and make a list, but the person corresponding to this number is Jackie S. Congrats! If I don’t hear from her, I will draw another number.
I am planning to do another giveaway once I reach 300 followers but this time it will be one entry per person. It feels fair especially considering the readers without blogs who can’t get extra points. Plus it will save me some time.
Btw, I will keep writing an English passage at the end of each post. It will not be a word-to-word translation of the Turkish text, but rather a summary.
Labels:
Ivır zıvır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





